11 Şubat 2009

Hamdolsun diyecekmişiz


Başbakanın vatandaşı ciddiye almamasına, azarlamasına, kanunu nizamı hiçe saymasına, ekonomik parametrelerden bakkal hesabı gibi bahsetmesine alıştık ama bu kadarı da iyice dalga geçmek oldu artık.

AKP grup toplantısında ekonomik gelişmelerden bahsederken Türkiye’nin şu ana kadar başarılı bir performans sergilediğini söylemiş. "Sürekli ağlamak, ağlamak, ağlamak. Bir de, ‘bütün krizlere rağmen, hamdolsun bu rakamdayız’ deyin" şeklinde bir de tavsiye de bulunmuş, sağolsun... Zaten bu ülkenin işsizlerinin, sıkıntı içindeki esnafının, fabrika kapatan sanayicisinin tek yanlışı şükretmeyi bilmemek. Yoksa ekonomide bir numara yok, herşey tıkırında. Milletvekili maaşları tam ve zamanında ödenebildiğine göre ülkede kriz yok demektir. Ne ağlıyorsunuz o zaman ey vatandaşlar, ne bu sürekli şikayet...

YTL' ye geçişte de en büyük para 20 Milyon TL iken 50 ve 100 YTL çıkaran, bunu da başarı gibi gösteren, bu yıl da 200 YTL' yi piyasaya ekonomik istikrarın ispatı gibi göstererek süren, dünyayı temelinden sarsan bir ekonomik krizi "bize teğet geçer" diyerek küçümseyen bir ekonomi anlayışı, yaklaşımıyla karşı karşıyayız...

Sanayiciler arasında bu krize karşı hükümetten daha önce tehlikeyi farkedip önlemlerini almaya çalışanlar oldu. Bazılarının ise gerçekten gücü yetmedi ve işletmeler kapandı, insanlar işsiz kaldı... Bankalar kredi kartlarının limitlerini düşürerek hem kendi risklerini hem müşterilerini korumaya çalışıyorlar. Bunlar sıradan bir vatandaş olarak benim görebildiklerimin bir kısmı. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ise şükretmeyi öneriyor. Ayakta alkışlıyorum bu öneriyi...

1 Şubat 2009

Stand By Me

Zaten sevdiğim bir şarkı olan "Stand by me" için, birçok sokak şarkıcısı tarafından yapılan yorumlar birleştirilmiş ve ortaya nefis bir çalışma çıkmış. Keyifle dinleyiniz :)


Playing For Change: Song Around the World "Stand By Me" - Watch the top videos of the week here

28 Ocak 2009

1.474 MP Fotoğraf

Hürriyet' de gördüğüm bu haber biraz da "hade len" edasıyla okumama sebep oldu. Sonra linkteki siteyi inceleyince "yuh" olarak yenilenen ruh halime sizi de dahil etmek istedim... Böyle bir çalışmayı kaçırmayın, inceleyin derim... Çok dikkatle incelendiğinde birkaç ufak montaj hatası dışında neredeyse kusursuz, tek parça bir fotoğraf gibi. O Montaj hataları da kameranın hareketi sırasında bir tarafında kurt olduğundan olsa gerek yerinde duramamış tipler yüzünden :)

Amerikalı David Bergman, Barack Obama'nın yeminini devasa bir foto-montaj ile bir araya getirdi. Bergman 220 tekil fotoğraftan 1474 Megapiksel büyüklüğünde bir panorama oluşturdu.

Çekimler için bir Canon G10 fotoğraf makinesini Gigapan-tripod'un üzerine yerleştirdi. Tripod makineyi otomatik olarak döndürüyordu ve böylece seremoninin her ince detayı kayıt altına alınıyordu. Son olarak resimleri uygun yazılım ile tek bir devasa resme dönüştürdü. Bergman'ın MacBook Pro'su bu hesaplama işlemleri için toplamda altı buçuk saate ihtiyaç duydu. Nihai TIF-dosyasının boyutu ise neredeyse 2 GB.

Berhman resmi tüm 59.783 x 24.658 pikseli ile beraber burada yayımladı. Resmi Google Maps'e benzer bir arayüz üzerinden pürüzsüz bir şekilde izleyebilirsiniz. Verdiğimiz linke tıklamanız yeterli, zira orkestranın önündeki nota defterine kadar birçok detayı net bir şekilde görmeniz mümkün.


26 Ocak 2009

Ne ki bu ?


Bir bakıyorsun rüzgar bu yönden esiyor, bir bakıyorsun öbür taraftan. Tam yüzünü dönüyorsun biraz ferahlamak için, dönüveriyor rüzgar, saçların savrulup, yüzüne, gözüne çarpıyor... Yine de keyif alıyorsun, öyle ya da böyle bir rahatlama, bir huzur hissi var içinde...

Derin bir nefes çekip kapatıyorsun gözlerini, havadaki çiçek kokularını içine çekiyorsun... Güneş yüzüne değdiriyor sıcacık ellerini, yanaklarını okşuyor... "Oh be" diye geçiriyorsun içinden, "yaşamak ne güzel..."

Gözlerin kamaşıyor, mutlu oluyorsun... O hafif rüzgar ürpertiyor, yaşadığını hissediyorsun... Dönüp yanındakine fısıldamak istiyorsun, "seni seviyorum, o yüzden bütün bu huzur, bütün bu mutluluk..."

Kim mi yanındaki ? Kim olacak; yalnızlığın...

Image from *heise

25 Ocak 2009

Yaşayınca Anladım

Can Yücel' den muhteşem bir şiir... Pek severim... Allah rahmet eylesin...

Yaşayınca Anladım...

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım...
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım...
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım...
Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım...
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım...
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım...
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım...
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş...

Can Yücel