12 Ekim 2009

Hayata Bir Mola

Birçok blog yazarı arkadaş dönem dönem mola verdi yazmaya, sıkıntılar, çözülemeyen sorunlar, belki ayrılıklar, görevler, dersler... Benim de dinlenme zamanım geldi...

Herkesin kendine göre bir derdi var elbet... Benim derdim kimi gerer bilemem. Kimin umrunda olur o da belli değil, an itibariyle çok da umrumda değil aslında...


Yazacak binlerce cümle vardı aklımda, koca bir roman yazabilirdim hayatımın bizzat kendisiyle. Kelimelerle oynayıp, cümlelerle dans edebilirdim bende bazıları gibi... Kalemim kırıldı...


İsteyen oturup ağlar, isteyen kına yakar bir tarafına...

Sonra da isyan ediyorsun diyorlar... Kimin tavuğuna kışt demişim bu güne kadar ?


Kimse alınmasın üstüne; kim alınacaksa... Ben masal değildim, gerçeğin ta kendisiydim, kimsenin de ayağına dolanmak değildi niyetim, dolanmadımda... Ama... herneyse...


Yanarım yanarım da, bir keşke daha eklendi hayatıma, ona yanarım... Keşke olmasaydı bu yeni keşke eki hayatıma ama bu istek bile başlıbaşına bir keşke...


Sen benim hiçbirşeyimsin
Hiçbir sevişmek yaşamışlığım
Henüz boş bir roman sahifesinde
Hiç kimse misin bilmemki nesin
Ne çok çığlıkların silemediği
Zaten yok bir tren penceresinde



3 yorum:

  1. Mola vermek güzeldir bazen,insan hatalarını görür kendiyle yüzleşir, keşkelerinin sebebini arar. Giden gitsin kalan sağlar bizimdir demiş atalarımız kulak ardı etmemekte fayda var.

    YanıtlayınSil
  2. Ne kadar olur bu ara, şimdilik kestirmek zor tabii... Bir çeşit milat olduğu kesin ama... hem de çok şey için... Büyümeye dirensek de, biri ensemize bir tokat patlatıp "uyan ulan şu rüyadan" diyor illaki... Büyüyelim bakalım ne halt olacak...

    YanıtlayınSil

Her fikir önemlidir...