6 Haziran 2008

Garip Bir Denklem

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu şöyle bir beyanatta bulunmuş;

Herkesin vatansever olduğunu, bazı kişilerin "vatanı en çok biz seviyoruz" deme hakkına sahip olmadığını anlatan Eroğlu, "Ben de diyorum ki, en çok biz seviyoruz. Sevmekte de yarışalım" dedi.


Benim anlamadığım da bu işte... Müdahili olduğu siyasi akımın temsilcileri "Ben bu ülkeyi pazarlamakla mükellefim", "gece gelseler, pijamaya çıkar satarım" diyorlar, ülkenin kar eder durumdaki bütün tesislerini başka olaylara denk getirip sessiz sedasız satıyorlar, ülkede rejimi değiştirmeye çalıştıklarını, bunun "kanlı mı, kansız mı" olacağını tartıştıklarını beyan ediyorlar, "10 Kasım törenlerinde sap gibi durmanın alemi yok" diye düşünüp, fikirlerinde Atatürkü referans veriyorlar, ülkenin ekonomik tarihindeki en büyük borçlanma rakamlarına çıkmalarına rağmen insanları uyutmak için düzmece pembe tablolar çiziyorlar, bu ülkenin toprağı için canını veren şehide "kelle", terörist başına "sayın" diyorlar ve hatta oğulları da askerlik yapmıyor, cumhuriyetin gerçek sahibini, vatandaşı, "ananı da al, git" diye kovalıyorlar, işçiyi, emekçiyi "ayak takımı" olarak görüyorlar, türbanı "velev ki siyasi simge" diye tanımlayıp, dini siyasete alet etmenin doruk noktasını sergiliyorlar, müslüman olmaktan dem vurup, "büyük ortadoğu projesinin eş başkanı" olmakla övünüyorlar, söz verdikleri halde dokunulmazlığa dokunmuyorlar, hiç bir siyasi parti kapatmasına karşı çıkmıyorlar ama sıra kendileriyle ilgili bir davaya gelince halkı, düzmece mazlum senaryolarıyla galeyana getirmeye çalışıyorlar, hazırladıkları anayasa taslağını, kendi yargı organlarından önce Avrupa ve Amerika' ya onay almaya götürüyorlar, yasalara dayanan mahkeme kararları kendi çıkarlarına olmadığı sürece, hukuk sistemine güvenmediklerini belli ediyorlar...

Ama vatanı da benden çok seviyorlar...

Bu nasıl bir denklem ?

30 Mayıs 2008

Nerelerdeyim

Uzun zamandır içimden hiçbirşey yazmak gelmiyor... Aslında dinlenmeye, kendimi dinlemeye çekildiğim zamanlarda anlatacak çok şey varmış gibi geliyor, zihnimde fırtınalar kopuyor. Sanki biraz zorlasam koca bir roman çıkarabilecekmişim gibi bir his bahsettiğim. Gündelik işlerin, hayatın, ne kadar esiri olmuşum...

Yalnızlık mı ? O benim ilacım işte...

10 Mayıs 2008

Ekşi Sözlük Davayı Kaybetti

Ekşi Sözlük Türk Telekom aleyhine açtığı davayı kaybetmiş. İşin içine internet ve ifade özgürlüğü kavramları girdiğinde, hatta ikisi bir arada olduğunda adalet sistemimizi anlamak zor.

Sözlüğün davadaki talebi, Türk Telekom' un kapatmanın gerekçesiyle ilgili bilgi vermemesi ve müdehale edemedikleri, hangi içeriği düzenleyeceklerini bilmedikleri için kapatmayla karşılaşmaları ve sonucunda uğradıkları zararın tazmin edilmesiyle alakalı. Ancak bu talep de reddedildi ve sözlüğün uğradığı zarar da yanına kaldı.

Aynı sıkıntıyla ben de karşılaştım, daha önceki yazılarımda da anlatmıştım. Yurdum insanının zihniyeti anlamak mümkün değil. Önce bir deneyin bakalım, site yönetimiyle, yazarıyla iletişim kurmaya çalışın. Rahatsızlığınızı, hata gördüğünüz noktayı bildirin. Sonrasında bir ilerleme kaydedemezseniz hukuki yollara başvurun, ona kabul ama önce bir deneyin.

Birçok sistemin yapısı gereği, içerik kullanıcılar tarafından oluşturuluyor. Bu sitelerin sözleşmelerinde ve kurallarında da yazılan mesajların içeriğinden yazarın sorumlu olduğu mutlaka belirtilir. Dolayısıyla site yönetimi bu sorumluluktan bir noktaya kadar kurtulmuş olur. Bahsi geçen, yasadışı bir içerikse ve bu yönetim ya da moderatörler tarafından tespit edilmişse zaten düzenlenecektir ama bazen kontrollerde de gözden kaçabiliyor. Bu durumda da iletişime geçerek ilgilileri de uyarmak en mantıklı yol bence.

Kişisel fikirler, yorumlar da site yönetimi tarafından sansürlenecek olsa o zaman interaktif ortamların, ifade özgürlüğü kavramının anlamı kalmıyor.

Her söylenen cümleyi hakaret olarak yorumlamak da hastalıklı bir zihniyet bence. Eleştiri denen kavramdan haberleri yok herhalde insanların.

Ne yani, her söyleneni, her yapılanı, her hatayı kabul edelim, hiçbirşeye tepki vermeyelim, kuzu kuzu kaderimizi ve gördüğümüz herşeyi kabul mu edelim ? Neyiz biz, koyun mu ? Demokrasi hangi noktadan sonra ve kim için geçerli ? İfade özgürlüğü sadece sistemi ve iktidarları övenler için ya da parası olanlar için mi geçerli ? Bu kavramların içi bu kadar boş mu ?

8 Mayıs 2008

Spam Protection for E-Mail Links

Sitelerimizde ya da bloglarımızda iletişim amacıyla kullandığımız e-posta adreslerimizin spam botları tarafından toplanması ve akabinde binlerce spam' e boğulmak çok can sıkıcı bir durum. Bunu engellemek için farklı metodlar kullananlar var. Örneğin bir javascript yardımıyla e-posta adresinizi saklamanız mümkün.

Eğer kodlarla bu işi halledemediyseniz ya da kod bilginiz yoksa, buradan ulaşabileceğiniz sayfada bulunan formu doldurduktan sonra elde edeceğiniz kodu sayfanıza eklediğinizde adresinizi koruma altına almış olursunuz...

Sayfanın kullanımı şöyle;

  • E-Mail kutucuğuna istediğiniz adresi yazın,
  • Linkte ne yazacağını Title kutucuğuna ekleyin,
  • İsterseniz, linke tıklandığında e-posta' nın başlık bölümünde yazacak kısmı da Subject kutucuğunu doldurarak belirtebilirsiniz.
  • Sonraki adımda Encrypt Mail butonuna tıklayarak elde edeceğiniz kodu, e-posta linkinizin görünmesini istediğiniz yere yapıştırarak kullanabilirsiniz.

Böylece şifrelenmiş durumdaki adresiniz, spam botlarına kurban olmayacak... Link yine adresinizi içeriyor ama kod içerisinde adresiniz geçmediği için spam botları bulamıyor... Güle güle kullanın :)

6 Mayıs 2008

iGoogle Widget : Analytics

iGoogle' ı uzun zamandır kullanıyorum ve takip ettiğim bir çok blogla ilgili RSS' leri ve bir sürü işe yarar aracı buradan kullanıyorum. Benim için son ve en önemli gelişme yine Google tarafından sağlanan webmaster servisine ait verilere buradan ulaşabilmek olmuştu.

Web yöneticisi araçları servisinin Kontrol Panelinde Araçlar menüsünün alt seçeneği olan Gadgets başlığından iGoogle' a bir araç ekleyebiliyorsunuz. Bu aracı iGoogle' a ekledikten sonra, servisin menüsüne girmeden birçok ayrıntıyı sürekli takip etme şansım oldu böylece.

Daha sonra benzer bir hizmetin Google Analytics servisi için de olup olmadığını araştırırken analyticsindex.com' a rastladım...

Bu servis ile de Analytics' den elde ettiğiniz önemli birkaç veriye iGoogle ile ulaşabilirsiniz. Sayfaya girdikten sonra solda bulunan "Add the Analytics KPI gadget to iGoogle:" yazısının altındaki butona tıklamanız, iGoogle ana sayfanıza dönüp uygulamanın yetkilendirilmesini onaylamanız lazım. Eğer iGoogle' ı kullandığınız hesapla Analytics hesabınız da aynı ise doğrudan servise kayıtlı sitelerinizin listesine ulaşabiliyorsunuz. Ayarları için de sitedeki bu sayfayı kullanabilirsiniz.

Bir de şöyle bir ipucu vereyim, iGoogle' da yeni bir sekme açarken "Analytics Widget" başlığını kullanırsanız hazırda birkaç aracın daha yüklü geldiğini göreceksiniz. Şaşırtıcı bir keşif oldu benim için :)