14 Mart 2013

Kod adı çilek


Komşunun yaşıt çocuğu kızını öptü diye çocuğun omurgasından tesbih, kafatasından da imame yapmayı planlayan, yürüyüş yaparlarken korna çalıp kızını ürküten bir şoförü gırtlaklayan, üst kat komşusu gürültü yapıp kızını uyandırdı diye balkondan üst kata tırmanıp, komşusunu küvette boğmaya çalışan, kız babası bir arkadaşım var...

Kızına kod adı olarak çilek koymuş. Bu başlık oradan çıktı işte...

Evlilik ve çocuklar üzerine konuşuyorduk. Bir süredir evlilik hazırlıkları yapıyorum. Telaş, alışveriş, koşturmaca, mali sorunlar, alışveriş, heyecan, alışveriş, garip hissetme durumu ve yine alışveriş... ve akabinde doğal olarak cüzdanda ve hesapta para kalmayışı... En az 3-4 sene daha alışveriş kavramını anmak bile istemiyorum ama sanırım şansım yok zira evleniyorum; bundan sonrası da hep alışveriş olacak belli ki...

Evliliğin ilk dönemleri, sonraki yıllar derken çocuk olduktan sonraki bölüme geldiğimizde yaptığı tarif çok etkileyiciydi.


"Kalbinin içinde, daha önce haberdar olmadığın kocaman, boş bir alan olduğunu farkediyorsun. İşte çocuk o boşluğun tamamını kaplıyor. Daha önce yaşadığın, tarif edilen hiçbir aşka benzemiyor bu... Ona, seni en çok kim seviyor diye soruyorum, tereddütsüz "sen" diyor... o an ne hissettiğimi tarif edemem bile..."

Kız çocuk daha bir farklı oluyor derler hep. Benim de en büyük hayalim bir kızımın olması, umarım gerçek olur...

Sonra günün birinde eşşek herifin teki çıkıp gelecek, kızımla aşkımızı bozup, kendine aşık edecek, sonra daha da ileri gidip onunla evlenmek, benden alıp gitmek isteyecek... Bak bak bak... Billahi yolarım adamı... Kimsin ulen sen ? Kimsiin?

Sanki kendi şu anda bir başka babanın kızını alıp gitmiyor da... deli midir nedir?

Daha çocuk olmadan, esamesi bile okunmazken bu kadar kronik bir aşk durumu varsa, hele bir de kızım olursa, kimbilir nasıl bir manyak olurum ben :)

Ona göre gençler ayağını denk alsın, söylemedi demeyin...