21 Eylül 2011

Yalanla Yükselinir mi?

Son zamanlarda farketmeye başladım ki birçok insanın aslında birden fazla dünyası, birden fazla hayatı var... Evlerinde başka biri oluyorlar, işyerinde farklı... Eşlerine, dostlarına farklı anlatıyorlar yaşadıklarını, olanları, aslında bambaşka şeyler geliyor başlarına... Her farklı ortamda farklı tanınıyorlar, başka insanlar oluveriyorlar...

Bir yere kadar normal sayılabilir; elbette iş ortamında evindeki kadar rahat olamayabilirsin ya da o alışkanlıklarını farklı sosyal ortamlara taşımamak gereklidir. Farklı davranmayı getirir bu da... Benim takıldığım nokta işin farklı bir boyutu; aldatma...

Tahmin ettiğiniz gibi salt çiftlerin birbirini aldatmasıyla sınırlı bir durum da değil bu. İş ortağınızı, arkadaşınızı, kardeşinizi, komşunuzu da aldatabilirsiniz. Yalan söyleyerek de aldatırsınız insanları. Bilmeleri gerekenleri gizleyerek de aldatırsınız, kimi zaman haklarını gaspetmiş olabilirsiniz.


İş hayatına baktığınızda göreceksiniz, şahıslar ya da firmalar sırf iş kapabilmek adına yapamadıkları işleri, kapasitelerini aşan projeleri de kotarabileceklerini iddia ediyorlar. Ederinin altında bedellerle gerçekten hakedenleri, hakkını vererek yapabilecek firmaları, şahısları safdışı bırakıp, işi alıyorlar. Sonrası çoğunca fiyasko. Ya birden fazla taşeron firmayla çalışıp, bir yerden sonra kontrolü kaybediyorlar ya da tek başlarına debeleniyorlar ve iş çıkmaza giriyor, sürüncemede kalıyor.

Şahıslar yetilerinin dışında, ötesinde vasıflara sahip oldukları iddiasıyla, bir şekilde mevki sahibi oluyorlar. Bunun tekniğini tam olarak anlayabilmiş de değilim aslında. Çok kritik konumlarda aslında yetersiz olan bir sürü insan gördüm iş hayatımda. Bu noktaya gelene kadar, onları işe alan, terfi ettiren, yöneten insanlar haklarındaki gerçekleri nasıl oluyor da farkedemiyorlar ? Nasıl gizlenebilir eksikler ? Herkesin mi birbirinden çıkarı var, anlamak mümkün değil...

Bunu söylerken bir de özeleştiri yapmak lazım; bulunduğum konum, iş hayatımda hakettiğim konum mu? Belki değil ama kendi adıma gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, potansiyelimi, bilgimi daha verimli kullanmayı başarabilen, iş süreçlerimi daha iyi yönetebilen bir çalışan olsaydım, daha yüksek bir mevki de olabilirdim. Bunlar da benim hatalarım... Ben bunları görüp yorumlayabiliyorsam, yöneticilerim de, haksız mevki sahipleri de yorumlayabiliyordur. Peki bunları görmezden gelmek, yok saymak nasıl olur, işte onu anlamıyorum...

Karşılarındakilere olmadığı gibi kendilerine de dürüst değiller. Aynada aslında başkalarıyla konuşuyorlar ama farkında bile değiller.