27 Nisan 2007

Büyüyen Şiddet Eğilimi

Yaşadığımız toplumda son dönemde gittikçe büyüyen bir şiddet eğilimi var, maalesef hepimiz bir şekilde buna maruz kalıyoruz. Herkesin elbette bu durum için çözüm önerileri var ancak çoğumuzun takıldığı nokta televizyonlarda yayınlanan şiddete dayalı diziler, filmler; hep onları suçluyoruz.

Benim yaşım da çok ileri değil ama çocuk olduğum dönemlerde bu tarz filmler, çok olmasa da diziler vardı. O dönemin çocuklarının şiddete eğilimli olmak gibi bir zaafları yoktu. Varsa da bu kadar göze batacak seviyede değildi ya da bizler göremiyorduk.

Ancak göremediğimiz daha önemli bir nokta var. Bahsi geçen yıllar da aileler çocuklarına daha çok zaman ayırıyorlardı. Şimdi neden buna zamanımız yok, o başlı başına düşünülmesi gereken bir konu ama sonuçta çocuklarımızı yalnızlığa itiyoruz, gerçek olan bu.

Ben bile gitgide ailemden uzaklaşıyorum. Aynı evin içerisinde farklı odalarda yaşıyoruz. Belli noktalarda kesişen birbirinden bağımsız hayatlarımız var. Bu kadar nasıl uzaklaşıyoruz ve neden bunu kontrol altına alamıyoruz henüz çözemedim ama biraz durup düşününce rahatlıkla görebiliyorum.

Yalnızlığa alıştığınız zaman etrafınızda olup bitenlerin çoğu sanki özel hayatınıza müdehaleymiş gibi geliyor. Kendinize kurduğunuz dünyanın kuralları "diğerleri" ile çelişince de sıkıntı su üstüne çıkıveriyor... Hayatının en azından bir döneminde aile ilgisi görebilmiş, o güzelliği yaşayabilmiş olanlar bu sürtüşmeleri daha kolay atlatıyorlar ama ya diğerleri ?

Farklı sebeplerle doğru - yanlış kavramları içiçe geçmiş, toplumsal değerleri öğrenememiş ya da unutturulmuş insanlar, yeterince ilgi, sevgi görmeyen çocuklar, yarattıkları dünya içerisinde kurdukları oyunların oyununa gelip, sanal kahramanların pırıltılı dünyalarına kanıp, başkalarının haklarına tecavüz edebilecek cesareti, hakkı kendilerinde görebiliyorlar.

Buna çözüm üretebilecek olanlar herhalde sosyologlardır, desteğini de devlet sağlamalıdır. Bizler de en azından birey olarak üzerimize düşeni yerine getirebilir, ailemiz, çocuklarımız, arkadaş ve iş çevremizle ilişkilerimiz de daha olumlu, ılımlı olmaya çalışabilir, çocuklarımıza, gerekn ilgiyi ve ailevi eğitimi vermek için biraz daha fazla çaba sarfedebiliriz. Böylelikle orta ve uzun vade de olsa en azından kendi adımıza düşünebilen, sağlıklı yargılayan, saygıyı bilen bir nesil için insani sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.