Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mayıs 2013

#direngeziparkı

İstanbul, beton yığınları arasında kalan son yeşil alanına sahip çıkmaya çalışıyor, devlet kendi vatandaşına neredeyse gerçek kurşunla saldıracak. Yazıklar olsun...

Elinde silahı, sopası, molotof kokteyli, taşı ile saldıran teröriste bile bu kadar sert muamele olmuyor. Polis kardeşim, oysa o adamlar senin mesai arkadaşlarını şehit ediyorlardı. Üstelik talepleri senin korumakla görevli olduğun vatan toprağını bölmek, sahiplenmekti fakat sen ona elini bu kadar kaldıramadın... Onların senin vatandaşlarını öldürüyorlardı ama onlara bu kadar ses edemedin...

Şimdi saldırmakta olduğun insanlar ise sadece "yeşil alanımıza dokunmayın, buraya avm yapmayın" diyorlar...

Bu neyin hırsı, neyin düşmanlığı bu kadar saldırganlığa sebep olan ?...

Bir de bu yaşananlara alkış tutan, "hakettiler" diyenler var ki onların da Allah belasını versin, başka da diyecek söz bulamıyorum... Umarım gün gelir sizin de suratınızın ortasına biber gazı sıkar o polis... Sizin de kafanıza nişan alarak atar gaz bombasını da anlarsınız acısını...





8 Mart 2013

Sosyal kim, medya ne?

Sosyal medya ve kullanıcıları üzerine beylik laflar edecek değilim, bunu akademik olarak araştıranlar da oldu, ciddi araştırmalar da mevcut. Benimkisi biraz garipseme, biraz mizah...

Sosyal medya deyince yurdum internet kullanıcısının büyük bir bölümünün aklına sadece Facebook geliyor malum.

Biraz daha ilgili olanlar Twitter' ı da biliyor. Twitter' ın -en azından Türkiyede- bu kadar yaygınlaşmasında öncelikle Hilal Cebeci' nin, sonra da Ciciş kardeşlerin katkısını da unutmamak gerek elbette :)

FriendFeed' in popülerliği kaybolmuş gibi görünse de, yine de yoğun paylaşımlarda bulunan bir kitlesi var. Bence çok da başarılı ve takip edilmesi gereken bir platform. Birçok konuda profesyonel içerik sunan gruplar var.

İş hayatına hitap edenler, akademik ve ansiklopedik içerik sunanlar derken birçok mecra var...

Aslında gün geçtikçe sayısı artan mecra arasında tutunabilenler, ayakta kalıp geniş kitlelere ulaşabilen, etkili olabilenler çok da fazla değil. Birbirine yakın yöntemler benimseyen, bir süre ilgi görüp sonra kaybeden ve kapanan bir çok site oldu. Çoğunun adını bile hatırlamıyorum.

30 Ekim 2012

Bond, Sony ile İstihbarat Toplamaya Devam Ediyor!

Sony "Skyfall" kampanyası için ikinci görev geldi, şimdi durum değişti. Bildiğimiz üzere “Skyfall” İstanbul’da çekilmiş Bond filmlerinden. İkinci görevde, Bond nasıl İstanbul’a geldiyse, senin de İstanbul’da bir noktaya gitmen ve burada olduğunu kanıtlaman gerekiyor ki, Bond işini rahat rahat yapabilsin.


Bu görevde @Sony_Turkiye'nin belirttiği lokasyona gidip 4square üzerinden fotoğraflı check-in yapman ve Twitter’da görev hashtag’i olan #M2bengittim altında yaptığın check-in’i yayınlaman gerekiyor. Sony bunu yapan oyuncuların emeklerini karşılıksız bırakmıyor ve çok özel ödüller veriyor. Duyduğum kadarıyla ödüller arasında Xperia Tablet S ve Bond 50. Yıl Blu-ray seti var.

Sony bu arada İstanbul dışındakileri unutmamış, hafta içinde twitter ve facebook hesabı üzerinden soracağı sorulara hızlı ve doğru cevap veren "Ajanlara" sürpriz hediyeler verecekmiş.

Şimdi dikkatimi çekti. Sende aynı durumdaysan hemen takibe başla, istihbaratı topla:
https://www.facebook.com/SonyTR
https://twitter.com/Sony_Turkiye  #AjanS #M2bengittim

Bir bumads advertorial içeriğidir.

12 Ağustos 2012

Daldan Dala 7 - Terelelli

- Geçenlerde bir gece, rüya görüyorum. Rüyamda biriyle tartışıyorum, tanımadığım bir adam, arkasında da göç eden kuşların aldığı v formasyonunda bi sürü adam sıra sıra dizilmiş (bu kısmı ben de anlamadım). Adama çok kızıyorum; niyeyse. Bir tekme çaktım adama,  "gümmm" sesiyle uyandım... Duvara bir tekme atmışım ki, canımın acısını sonradan farkettim. Bir de uyandım kendi kendime  "bu ne gürültü be" diye söyleniyorum.

Rüya tabirlerinden anlayan varsa, bir izah ediversin, rüyada tekme atmak ne demek ?...

- İçimden geldi, haydi dinleyedurun şu şarkıyı da bir yandan... Canlı performanslarını da seyretmiştim, o kadar sevimli bir çift ki, yüzlerinde sürekli bir gülümseme var.


"Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine ve kızı Sümeyye Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu Myanmar'a gidecek. (Vakit Gazetesi)"
En son ne zaman bir şehit ailesinin evine gittiler acaba?

- Hergün şehit haberi, hergün bir yerlerde saldırı. Hep sabrımız taşıyor, hep bıçak kemiğe dayanıyor. Canlar yanıyor, yuvalar yıkılıyor. Yalancı gözyaşlarıyla, iftarlar tertip edilip, ağızlara bal sürülüp, gönderiliyor şehit aileleri.

Diğer yandan teröriste kucak açan, bağrına basan, davul zurnayla karşılayan yöneticilerimiz, kendi ülkelerindeki bütün problemleri çözdüler ya, bilmemneredeki müslüman kardeşlerine yardıma koşuyorlar.

( 21:20 - CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün PKK militanları tarafından kaçırıldı. Hayırdır, hani PKK ile sorunlarımızı konuşarak çözüyorduk, ne oldu? )

- Sosyal Medya' da sürekli bir Atatürk ve cumhuriyet düşmanlığı almış başını gidiyor. Allah topunuzun belasını versin. Ne anlatsan anlayacakları yok, belki bunu anlayıp bir irkilirler...

Akçay Belediyesi' ni tebrik ediyorum.

- Daha önce bir yazının içinde bahsetmiştim, ilköğretim okullarını İH yapacaklarmış diye, başladılar bile. Okuduğum ilkokul' da İH olmuş. Kına yakın bir taraflarınıza. Ülkenin bilim adamından, mühendisten, teknisyenden, teknikerden, eğitimciden çok imama ihtiyacı var ya...

- Suriye cadı kazanı, biz de ite kaka savaşa sürükleniyoruz. Savaştan kaçanları alıp topraklarınızda besliyorsunuz, adam polisinize, askerinize saldırıyor. Bayrağınızı indirip kendi bayrağını dikmeye kalkıyor.  Van depreminde kendi vatandaşını o kış soğuklarında uyduruk çadırlarda yaşamaya mahkum eden koca devlet, sığınmacılara bütün imkanlarını seferber edip barakaları bir şekilde yetiştirdi. Ceplerine para koydu, her türlü imkanı seferber etti ama bu şerefsizleri mutlu edemedi...

- Ekonomimizin ne kadar iyi durumda olduğuna dair halâ propanda yapılıyor. Yahu sormazlar mı adama, madem herşey bu kadar güllük gülistanlık da neden asgari ücret 700 TL diye? Sen kendi vatandaşının karnını doyuramıyorsun, nasıl ekonomik başarıdan söz edebiliyorsun?

8 Haziran 2012

Hani Facebook'ta İş Yoktu? İnsankaynaklari.com ile İş Bulmak Artık Çok Kolay!

Yenibiris.com'un yeni uygulaması insankaynaklari.com adaylara Facebook üzerinden profesyonel iş ağı oluşturarak en uygun işi en kısa sürede bulma fırsatı tanıyor!

İnsankaynaklari.com, zaten dahil olduğunuz Facebook’u iş hayatınızda da etkin bir şekilde kullanmanızı sağlayan bir uygulama. İnsankaynaklari.com ile profesyonel iş ağınız genişlerken, ağdaki tüm iş ilanlarına doğrudan ulaşabilir,  'Şimdi Başvur' tuşuyla istediğiniz ilana başvuru yapabilirsiniz. Ve dahası istediğiniz pozisyonların olduğu şirketlere arkadaş listenizden 1 ya da 2. derece bağlantınız varsa bulabilir, gerekli gördüğünüzde bu bağlantıları kullanabilirsiniz.



Ücretsiz olan uygulamada Yenibiris.com ya da Linkedin özgeçmişlerinizi uygulamaya aktararak iş ilanlarını inceleyip başvurularınızı gerçekleştirebilirsiniz. Üstelik profil gizlilik ayarlarını kullanarak özgeçmiş bilgilerinizin ne kadarının gözükeceğine kendiniz karar verebilirsiniz. İnsankaynaklari.com sayesinde bağlantılarınız üzerinden profesyonel profillerinizi zenginleştirebilir, diğer sosyal ağlardaki bağlantılarınızı da davet edebilirsiniz.

Uygulamayı incelemek ve giriş yapmak için Facebook ile bağlan!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

6 Haziran 2012

chok yakishmish

Güzelim Türkçe bizzat bizler tarafından katlediliyor. İçim yanıyor sosyal medyada şöyle yazılar gördükçe;

"Aşk; KéLimé dqL ßir CümLédir.. Kurmàk İçinsé; ÖzñéyLe YükLém dqL, İki Yürék qéRek"
"yha Neden Şu abLa we abiLer beni ßeğénip- DéstEq ÇıqmıorLar sayfaya ???"
"ChãTLãK GéNçL!q"
"Deliqız"

Derdini anlatmak için neden bu kadar zorlarsınız kendinizi hiç anlamam. Aradaki bazı harflerin standart bir klavyeden nasıl çıkarılacağını bile bilmiyorum ben... Bir de bu arkadaşların şiirleri var ki daha da garip;

12 Mayıs 2012

En Yaratıcı Anneler Günü Hediyesini mi Arıyorsunuz?


Anneler Günü’nün en yaratıcı hediyesini aramanıza artık gerek kalmadı. Vestel'in bu yılki Anneler Günü’ne özel tasarladığı Anne Bak N’aptım Facebook uygulamasıyla, annenizin sevinç gözyaşları garanti :)


Malum, sosyal medyanın popülerliği arttıkça, “kaç yaşında olursa olsun, yeter ki gözümün önünde olsun” diyen annelerimiz, Facebook’ta da “arkadaşımız” oldular. Bir hesap açar açmaz da genelde yaptıkları ilk iş, profil ya da kapak fotoğraflarına biricik evlatlarının resimlerini koymak oluyor.

İşte buradan yola çıkan Vestel, Facebook sayfasındaki Anne Bak N’aptım uygulaması ile kullanıcılara, Anneler Günü’nü Facebook’ta “anne stili” kutlama şansı veriyor.  Vestel'in bu uygulamasıyla, Anneler Günü kutlamanızı Facebook kapak resminize taşıyıp, annenize olan sevginizi dünyaya ilan edebiliyorsunuz. İsterseniz kendi annenizin fotoğrafını şablonlara yerleştirerek kendinize özel bir tasarımla, isterseniz de önceden hazırlanmış tasarımlardan birini kullanabiliyorsunuz.

Üstelik, annesi için tasarım yapanlar çok özel bir indirime de hak kazanıyor. Bu Anneler Günü’nde annesine en yaratıcı hediyeyi vermek isteyenler buraya:

http://gid.io/AnneBakNaptim

Bir bumads advertorial içeriğidir.

12 Nisan 2012

İnternet Alışkanlıkları

Güzel yurdumda artık hemen her evde internet bağlantısı var. Devlet kurumlarının formlarında, evraklarında bile artık e-posta adresi hanesi var; dedelerimiz, ninelerimiz dışında herkesin bir e-posta adresi var. E-devlet şifrelerimiz var. Yol durumuna internetten bakıp, otobüs saatlerini internetten öğreniyoruz (eskiden plantonluk diye bir kavram vardı, hâlâ bilmem ne demektir)
İnternetsiz yaşayamıyoruz artık

Ders programımızı, ödevlerimizi, sınav sonuçlarını internetten öğreniyoruz. Eskiden evlerde ansiklopediler olurdu, şimdi kaçınızın evinde var? Geçenlerde eski ansiklopedileri bir okula hediye edelim istedim bir arkadaşımla beraber. O da romanları ve sıralı biriktirdiği bilgisayar dergilerini verecekti. Benim ansiklopedi seti, boynu bükük evde durmaya devam ediyor; kabul etmediler. Kimse okumuyormuş artık. Nasıl olsa ödev yapmak için internette copy-paste yapılabilecek binlerce kaynak var. Kim araştırma yapıp, okuyup, not alıp, derleyecek de ödev yazacak. Kopyala oradan, tamamdır.

29 Şubat 2012

Kartalkaya'yı Ateşleyenler

Hayalin bir dağın tepesine karlarla kaplı olsa da ateşle iz bırakmak kadar zor bir şey olsa bile peşini bırakma. Önce hayal eder, sonra o hayale inanırsın; nasıl yapabileceğini tasarlar ve denersin, yılmadan. Yeterince denersen, neden olmasın?

Onlar tam da bunu yaptı. Karlarla kaplı Kartalkaya’nın zirvesine ateşle iz bırakabileceklerine inandılar. Burn, sadece ihtiyaç duydukları cesaret ve enerji desteğini sağlayarak bir hayali ateşledi. Onlar da tutkularının peşinde yola çıktılar. Boardlarını hazırladılar, pompalarla modifiye ettiler, rampalarını kurdular ve kaydılar. Olmadı, baştan aldılar, onları amaçlarına ulaştıracak şartları gerçekleştirmeyi başarana kadar, tekrar tekrar.

Ve 3. gün de bitip gece yarısı olduğunda Kartalkaya’da istedikleri ateşi yakmayı başardılar. Çektikleri videoyla da ‘İçindeki kıvılcım nasıl kocaman bir ateşe dönüşür’ü hepimize gösterdiler. Tutku ve cesaretle yanmayacak ateş yoktu, inandık. Burn, gençleri tutkularından başka bir şeye kulak asmadan, istediklerini alana kadar denemeye, vazgeçmeden denemeye çağırıyor. Tutkuları cesaretle besleyen kocaman bir ateş yakmak için Burn gençleri ateşlemeye devam edecek.

İçindeki kıvılcımı farket ve büyüt. Burn ateşler.

http://www.facebook.com/BurnTurkiye



Bir bumads advertorial içeriğidir.

9 Şubat 2012

Eski Köye Yeni Adetler

Geçenlerde Facebook' da, çok eskiden tanıdığım bir arkadaşımın durum güncellemesini farkettim; nişanlanmış... Çok sevdiğim, güzel bir insandır, çok mutlu oldum. Bir mesaj atıp kutlamak istedim. Epey zamandır görüşmediğimizi fark edip, telefon ettim. Sohbet ettik uzun uzun.

Konuşurken, birbirimizin sesini 8 yıldır duymadığımızı hesapladık. Yorumu enteresandı; Facebook' da arkadaş listemizde olunca, sanki hergün görüşüyormuş, her yaptığından haberdar oluyormuşuz gibi geliyor.

Doğru, artık birbirimizi aramıyoruz, görüşmüyoruz arkadaşlarımızla, tanıdıklarımızla. Birbirimize zaman ayırmıyoruz.

Bir örnek daha; bir başka arkadaşım... Evlendi... Nikahına gitmiştim ama sonra çocuğu doğduğunda facebook' dan öğrendim, çocuk büyüdü, yürümeye konuşmaya başladı, fotoğraflarını gördüm, videolarını seyrettim. Sanki çocuk yanımda büyüyor gibiydi...

Birgün başka bir konudan aradım, çocuğu da sordum. Dargındı arkadaşım. Çocuk büyüdü, askere göndereceğiz, sen daha bir kere görmeye gelmedin dedi. Haklı... Daha bir kere kucağıma almışlığım yok ama hakkında bir sürü şey biliyorum ufaklığın.

Sosyal medya da bir yere kadar velhasıl; sosyalliğimizi de elimizden almamalı. Doğumgünlerinde duvarına kısacık bir kutlama mesajı bırakarak, arada bir dürterek, oyun istekleri göndererek, iletilerini, paylaşımlarını beğenerek insanlarla bir ilişki yürütemeyeceğimiz belli oldu artık; en azından ben iyiden iyiye hissediyorum bunu artık...

8 Şubat 2012

1.000.000 "İyi" İnternet Kullanıcısı Aranıyor!

Son günlerde İstanbul, Ankara ve İzmir'de billboardlarda sıkça görmeye başladığımız bir slogan var: "1.000.000 "iyi" internet kullanıcısı aranıyor!"

Altına da şöyle bir not düşülmüş: "Adayların ekranlarından 1 satır verecek kadar "iyi" olmaları yeterlidir."

Aslında bu son derece yenilikçi bir sosyal projeleri destekleme yöntemi. www.ekledestekle.com adresinden bilgisayarınıza bir program indiriyorsunuz. Bu program araç çubuğunuza bir "satır" gibi yerleşiyor. Bu satırda görüntülenecek reklamlardan yaratılan kaynakla, projede yer alan sivil toplum kuruluşlarına destek veriyorsunuz. Böylece hem cebinizden 5 kuruş harcamadan sosyal projelere destek vermiş, hem de internette geçen zamanınızı "iyi" şeylere harcamış oluyorsunuz.

Kullanıcı sayısı ne kadar artar ve mecra reklamverenler için ne kadar cazip hale gelirse, o kadar çok sivil toplum kuruluşu ve sosyal projenin desteklenmesi mümkün olacak. Dolayısıyla her şey aslında sizlerin, yani internet kullanıcılarının elinde.

Projeye katılmak çok kolay. www.ekledestekle.com adresine girip, "İndir, Ekle" butonuna basıyor ve basit bir programı indirip, kullanıcı kaydınızı oluşturuyorsunuz. Kaydınızı oluştururken de hangi projeyi / projeleri desteklemek istediğinizi seçiyorsunuz.

Tüm vereceğiniz 3-5 dakika vaktiniz ve sonrasında da ekranınızda sizi rahatsız etmeyecek kadar küçük bir alan…

Bakalım Türkiye’de kaç tane "iyi" internet kullanıcısı var…


Bir bumads advertorial içeriğidir.

7 Ocak 2012

Fotografium - Ödüllü Yarışma

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D KitManfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

29 Kasım 2011

Yazmaya Yabancılaşmak

Uzun zamandır üzerinde kafa patlatarak bir şeyler yazmadığımı farkettim. Elbette bunun birden fazla sebebi var ama biraz daha dikkatli bakınca bir çeşit "yabancılaşma" yaşadığımı gördüm. Yazmaya karşı bir yabancılaşma yaşıyorum.

Eskiden sürekli yanımda taşıdığım bir not defterim olurdu. Otobüste, okulda, işyerinde, barda, kafede hatta yürürken bile aklıma birşeyler geldiğinde yazardım. En azından birkaç cümle ile not düşer, sonra üzerinde çalışırdım. Bu kendini ifade edebilmekten çok bir çeşit rahatlama yöntemiydi benim için...

16 Kasım 2011

Para Almazsan Kıymeti Yok

Geçtiğimiz yıl departmanın kısa vadeli planları belirlenirken, web sitemizin sosyal medya üzerinde daha aktif olarak tanıtılması, bir kişi ya da bir ekibin bu işlerden sorumlu olup, Facebook, Twitter, Friendfeed gibi medyaları, iş ağlarını aktif olarak takip etmesi gerektiğini, PR çalışmalarına bu yönde de ağırlık verilmesi gerektiğini yazılı olarak raporladım, yönetime sundum.

Sonuç ne mi oldu? Bu teklifi çok gereksiz buldular... Faydalarını, yönelimleri anlatmaya çalıştım kimse dinlemedi...

Sonra birgün bir "futurist" gelip "Sosyal medyada bulunmamız lazım, bu iş için bir ekip olsun, buralarda da PR yürütülsün" deyip üstüne de bilmem kaçbin dolar para isteyince, hemen kollar sıvandı, görev dağılımı yapıldı, hepimiz deli gibi sosyal medyaya abanmaya başladık...

Ben söyleyince neden olmadı? Cevabı basit; ben bu kadar basit bir öneri için para istemedim... Herkesin gözünün önünde olan, herkesin tahmin edip önerebileceği birşeye para istemek bana hala saçma geliyor...

Yurdum insanı "pahalı olan herşey iyidir..." mantığını burada da göstermiş oldu, alkışlıyorum...

Benim bir fikrim daha var ama bu sefer 5000 $' dan aşağıya ağzımı açmam :) İster misiniz?