24 Temmuz 2017

Barış'ım geldi...

Yeniden merhaba... Çok uzun zamandır birşeyler yazamadığımı farkettim... Farkettim diyorum zira aklım bambaşka yerlerde...

İş hayatında tempo yüksek, hafta sonları yazılım uzmanlığı eğitimine devam ediyorum, sosyal hayata zaten vakit kalmıyor ama asıl önemli olan bunların hiçbiri değil...

Hayatımda bir yıla yakın bir zamandır muhteşem birşey var; Barış adında, cıvıl cıvıl, gürültücü, sevimli, bez kirletme rekortmeni, baba delisi süper bir yaratıktan bahsediyorum...

O benim oğlum...

Haberini aldığımız günden beri eşimle hayatımızı kökünden ve sonsuza dek değiştiren, binbir türlü zorluk, yorgunluk, endişe katan ama zerre şikayetçi olmadığımız, aksine ona her baktığımızda binlerce kere şükürler edip, birlikte şapşalca sırıttığımız muhteşem canlı...

Rabbim herkese bu mutluluğu yaşamayı nasip etsin inşallah...

Şu yaşıma kadar defalarca aşık olduğuma inandım, daha fazla mutlu olamam diye düşündüm, sevginin zirve noktası bu diye geçirdim içimden...

Ve hayatımda hiçbirşeyde bu kadar yanılmadığımı farkettim...

Aşk, şu aşağıda fotoğrafını gördüğünüz şey...


Hayatımda hiçbir şey beni bu kadar heyecanlandırmadı, hiç bu kadar mutlu edemedi, başka kimseye ya da birşeye karşı bu kadar aşkla bu kadar sevgiyle bağlı hissetmedim kendimi... Ve annemden sonra hiçkimse bana bu kadar saf, bu kadar katıksız ve karşılıksız bir sevgiyle sarılmamıştı...

Hayatımda hiç bu kadar güzel bir sıfatım olmamıştı; "Baba"


8 Ağustos 2016 hayatımın sonsuza denk değiştiği muhteşem tarih... Gerisi küllüm hikaye...

Tek umudumuz iyi bir "İNSAN" olması için ona bir yol açabilmek...