16 Aralık 2014

İşte sana adalet...

Çarşı grubu bugün darbeye teşebbüs, hükümeti yıkma girişimi, başbakanlık ofisini ele geçirme girişimi gibi suçlamalarla hakim karşısına çıkarılıyor. Halbuki Gezi' de haktan, halktan, özgürlükten, demokrasiden yana olmasalardı da "akil" sanatçılarımız (?!!!) gibi hükümetin etekleri altına sığınsalardı başlarına bunlar gelmeyecekti. Müebbet hapis istemiyle yargılanmayacaklardı.

Birileri gibi tırlarla silah değil yardım taşıdıkları için hata mı etti bu insanlar?



Çarşı terörü değil, kardeşlik ruhunu temsil eder...



----------
Bu curcuna arasında sabah haberlerinde dinlediğim ve gözden kaçtığını düşündüğüm bir ayrıntı daha var. Yeni bir bilirkişi raporuyla Balyoz davasında sahte oldukları iddia edilen CD' lerin üzerlerindeki yazıların adı geçen Tuğamiral' in el yazısı değil, makina yazısı olduğu tekrar ispatlanmış. Delillerin sahte olduğu tekrar tekrar ortaya çıkıyor. Bu dava yüzünden insanlar mağdur oldu, bunu nasıl karşılayacaklar bilemiyorum...

Buyrun bu da haberi; http://goo.gl/rHMKdt
----------

Bir süre önce Adli Tıp' ın verdiği raporlar 17-25 Aralık 2013 Yolsuzluklarına kanıt teşkil eden ses kayıtlarının montaj olmadığını söylemişti, şimdi Adli Tıp' da paralelci oldu. 

----------

17 Aralık' ın yıldönümüne birkaç gün kala yine bir dikkat dağıtma operasyonu ile büyük bir gürültü koparıldı ve gazeteciler, televizyoncular, dizi oyuncuları, yönetmenler operasyonlarla emniyete alınmaya başlandı. Elbette Gülen Cemaati ile bağı bilinen insanlar hepsi. Hepsi de paralelci olmakla, devleti yıkmaya çalışmakla, örgüt kurmakla, darbe girişimleriyle suçlandılar ya da suçlanacaklar. E daha düne kadar kucak kucağaydınız, kim kimi dürttü de rahatsız olup birbirinizi itip kakmaya başladınız? "İnlerine gireceğiz" diyordu, girdiler... dur bakalım daha neler olacak...