31 Ocak 2014

Daldan Dala 11

Yazılacaklarla ilgili bazı notlar almışım. Dönemin konu başlıkları bunlar. Üzerlerine yazılacak tonla yazı çıkar. Zaman da geçmiş üstünden, kısa kısa notlar alayım yine o zaman.

Kızlı erkekli aynı evlerde kalıyorlarmış, kimbilir o evlerde neler oluyormuş... Daha bu konuşmanın üzerinden 2-3 gün geçmeden hemen şikayetler başladı. Aportta bekleyen g.t kılları hemen telefona sarılıp polisi aramaya başladılar... Özel hayata müdehale...


Yıllar sonra yeniden meclise türbanla girildi. Vekil oldukları süre boyunca bir kere bile kürsüye çıkmamış, bırakın kadın hakları konusunda birşeyler söylemeyi, herhangi bir konuda bile fikir beyan edememiş hanımlar, senaryonun piyonları olarak şov dünyasına adım attılar... Özgürlükler dendi, alkışlandı... “Başımı açarak bir daha kirlenmeyeceğim” dedi piyon, herkes sustu... İnsan hakları dediler, kişisel seçim, özgürlük dediler. http://goo.gl/y5yV4Q Bu tarihi konuşmayı yaptı Şafak Pavey, yüreğine sağlık...



Şeriat devletine kayış sürecinde kadının hukuksal hakları konusu muallak... Sorsanız inkar edecekler elbette ama kadının toplum dışına itilme çabası alttan alttan işleniyor. 3 yetmedi 5 çocuk dendi; bırakın maddi boyutunu, 3 çocuğu olan bir anne nasıl çalışacak, o kadar çocuğu kime emanet edecek? O baba kendine yeterince kazanç sağlayamazken 5 boğaza nasıl bakacak? Kadın kırsın dizini evinde otursun... Türkiyede piyasa şartları malum, zaten kurumsal firmalar haricinde birçok yer kadın çalıştırmak istemiyor. Evlenirse işi bırakıp gidebilir, kocası işten çıkarabilir. Nişanı, düğünü... Bir erkeğe göre daha çok hasta olur... Doğum izni, süt izni, bla bla bla... Bu ve benzeri bahaneleri tanıdığım işverenlerden duydum... Ne gereği var, kadın kapatsın kafasını, örtsün ağzını gözünü, otursun evinde çocuk büyütsün...


Adana valisi protestocuya küfür etti, başbakan ona sahip çıktı... Çok da şaşırmadık. Malum bu ülkede demokratik hak ve özgürlüklerin kullanılması, hükümetin atadığı kişilerin ve hatta zinhar hükümetin kendisinin protesto edilmesi, yaptıklarına karşı çıkılması, beğenilmemesi yasak... Daha iyisini yaptında mı protesto ediyorsun arkadaşım?...

Dersanelerin kapatılıyor olmasına rağmen devlet okullarında müfredatta güncelleme yapılmaması, din derslerinin ön plana sürülmesi, özel okullara müsade edilerek eğitim sistemini düzelttik diye göz boyanıyor olması... Okullara yatırım yapmak yerine akıllı tahtalar ve tabletlere boşa para harcanması, parasız eğitim sistemi denmesine rağmen kayıt parası ve muhtelif masraf kalemleri talep edilmesinin önünün alınmaması... Şimdi de görüyoruz ki çıkarlar çakışmaya başladığı anda herkesin kirli çamaşırları patır patır ortalığa saçılıyor.


Birilerinin evlerinden ofislerinden yatak odasındaki 5 tane kasadan, ayakkabı kutularından milyon dolarlar çıkıyor, telaffuz edilen toplam rakamlar, milyonlar, milyarlar havalarda uçuşuyor. Soruşturmaya kalkan herkesin, operasyona köşesinden kenarından katılan bütün memurlar, amir, savcı, kim varsa hepsinin görev yerleri değiştiriliyor. Böyle bir operasyona tekrar imkan olmasın diye bir önceki anayasa referandumunda dayatılan HSYK kanunu evir çevir altüst edilip değiştirilmeye çalışılıyor. Dünya tepki veriyor, yanlış yapıyorsunuz diye, doğal olarak işimize karıştıkları ve aslında onların sistemlerinin daha da yanlış olduğu iddialarıyla savunuyoruz kendimizi. O sıralarda güzel halkım cebinden çalınan milyar dolarların değil de, bir şarkıcının televizyonlarda döktüğü timsah gözyaşlarının derdinde, onun için, doğacak çocuğu ve "mağdur" kocasının hapislerde ziyan olan gençliği için ağlıyor... E iyi de adam 86 milyar dolar götürmüş, suçu sabitlenmiş, deliller ortada, tutuklanmış?... Bunu da görmüyor musun ey halkım?

Başbakanımız "babamın oğlu olsa ayrıcalık tanımam" diyor ama gün itibariyle operasyon başladığından beri oğlu Bilal ifade vermeye gitmiş değil.

Bütün bu olanlar paralel devlet yapılanmasının suçu olarak gösteriliyor. Bu olaylardan dolayı sarsılan imajın kaybettirdiği paralar da anlaşılan hep bu faiz lobilerinin cebine gidiyor. Öyle diyor büyüklerimiz(!)... Sermayenin oyunlarıymış bu... Üstüne üstlük ve olayları başlatan, Türkiyenin imajını zedelemeye, hükümeti devirmeye çalışanların hepsi de gezi eylemcisiymiş... Ha bir de gezi eylemlerine katılanların yüzde 80 küsür bilmemkaçının alevi olduğu tespit edilmiş ama Türkiye' de kimse fişlenmiyor, yanlış anlaşılmasın... Ayrımcılık yok, hükümetimiz bütünleştirici, birleştirici bir tutum izliyor. Bunlar sadece istatistiki bilgiler. Saçma anlamlar çıkarmayın, bir tarafınızdan eylem uydurmayın. Üstelik ters giden hertürlü olayın arkasında da şu CHP var ya, hep o çıkıyor. Hep o kışkırtıyor bu insanları...

Madem yargıda, yönetimde, emniyette, orduda bu kadar derin bir paralel devlet yapılanması vardı da, arkadaş sormazlar mı adama, 12 senedir iktidardasın, farketmedin mi? 17 Aralıkda bir operasyon başlayınca mı bütün bunları aslında biliyor olduğunu ortaya sürdün? Bu zamana kadar neden müdahale etmedin de, işin ucu farklı yerlere varmaya başlayınca operasyona başlandı?


Cemaatle ters düşülünce bu kadar karıştı ortalık, beddualar edildi, lanetler okundu, diğer taraf da ayıpladı bunu, koca adamlar yakışıyor mu hiç ?



Bütün bunlar olup biterken arka planda Öcalanla görüşmeler sürmeye devam ediyor. Bir yandan ölüm haberi olmamasına gerçekten seviniyoruz ama bunun yolu ülke topraklarının bir bölümün Kürdistan diye bahsetmek midir, bir çözüm bulunabilmesi için ille de böyle bir taviz mi verilmelidir, bilemiyoruz, şaşkın şaşkın koca bir ülke başbakanının, zamanında teröristi destekliyor diye lanetlediğimiz bir adamı, kürdistan sevdalıları "Türkiye seninle gurur duyuyor" diye alkışlarken gülümseyerek, sarılarak karşılıyor olmasını, "Kürdistan' a hoş geldin" diyerek selamlamasını seyrettik, bunları unutuyoruz.

Unutma Türkiye'm...