4 Haziran 2013

Nerenle takip ediyorsun?

Bu kadar olaydan bu kadar yaşanandan sonra hala daha çapulcu, ayyaş, terörist yaftası yiyor ya bu insanlar, daha da ne desek boş.

Farklı düşünüyor olabilirsiniz, inanmıyor, art niyet arıyor, karşı çıkıyor olabilirsiniz. Asıl yakalamanız gereken de aslında oradaki insanların da tam olarak bunu savundukları. Bana doğru sana yanlış olabilir ama sesin çıksın... Özdeki ayrıntılardan biri de bu... Neden bu eyleme karşı çıktığını, neden yanlış olduğuna inandığını düzgünce anlat, oturalım üzerine konuşalım.

Kaç kişiyle bunun tartışmasını yapmaya çalıştım. Küfürle başlayan konuşmalarının sonunda sakinleşmelerini ve biraz daha objektif bakıyor olmalarını sağlayabilmek için dil döktüm.

----

"Sosyal medyadan birbirinizi gaza getiriyorsunuz" dediler. Sadece senin gibi düşünenlerin, olaya sadece tek tarafından bakanların yazdıklarını okursan doğal olarak böyle dersin. Halbuki insanlar sürekli birbirlerine, "polise saldırmayın, provakasyona alet olmayın, içki içmeyin, organize olun ve bunu yapanları engelleyin" gibi mesajlar attılar, bunları da gördün mü?

İnsanlar birbirlerine bu mesajları gönderirken, polis yürüsün yürümesin, slogan atsın atmasın, tepki versin vermesin, kime denk gelirse gaz sıkmaya, bombalamaya, su sıkmaya devam ediyordu...

O mesajlarla insanlar "devlete düşman olmadıklarını, iktidarı yıkma amacıyla orada olmadıklarını ama %50 oyun da herşeyi yapma hakkı vermediğini, yaşananları protesto etmek için orada olduklarını, demokrasiyi savunduklarını" anlatmaya çalışıyorlardı.

Aradan fazla heyecanlılar, provakatörler, kontrolünü kaybedenler de çıkmadı mı? Elbette vardı. Peki sahnenin öbür tarafından baktın mı hiç? O sırada polis gaz bombalarını insanların suratlarını, bedenlerini hedefleyip atarak, vurduğunda da birbirini kutlayarak "emirleri yerine getiriyordu..."

----

Eylemlere katılanlara baktığınızda ne bir yaş aralığı belirlemek mümkün ne cinsiyet, ne ırk, ne sosyal statü... Öğrenci, doktor, işçi, avukat, emekli, ev kadını, pazarcı, sanatçı... koministi, ülkücüsü, dindarı, ateisti, yaşlısı, genci el ele vermiş, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Ermeni, Rum, Yahudi dememiş omuz omuza eylem yapıyor, insanlar parti, dernek, kulüp bayrağı açılmasını, eylemin birilerine mâl edilmesini engellemeye çalışıyorlar...

Bütün anlatılmaya çalışılanı özetleyen bir fotoğrafa,
bu yazıyı yazmaya çalışırken denk geldim...
----

Bu kadar tepki aldıktan sonra yayına başladı sonunda tv kanalları, en azından bu da bir ilerleme. Gerçi eğlence programları ve yarışma programları tam gaz devam ediyor. İktidar yanlısı kanallar daha istikrarlı ama onlar da "camide içki içmişler" gibi zırva yalanlarla, başbakanın da galeyana getirmeye çalıştığı %50' yi ateşlemeye çalışıyorlar. Aynı haberi bir de buradan okuyun bakalım ne bulacaksınız...

Bir ülkenin başbakanı, kendisine oy vermeyen ve icraatlarını eleştiren bir halk kitlesini seçmenleriyle tehdit ediyor. Ne günlere geldik ey ülkem... "%50' yi evlerinde zor tutuyoruz..." diyor... "e tamam hadi çıkın bakalım" dese sanki üzerimize saldıracaklar...

80' lerde askeri yönetimin yarattığı ikilemi kendi içinde çözüp bir noktaya kadar getirmiş ve Türklüğü, Kürtlüğü kendi içinde eritip yurttaş olmayı başarmış bir toplumu yine Türk - Kürt diye ikiye bölmeye çalışan bir zihniyetin kendine oy verenle vermeyeni de bu şekilde karşı karşıya getirme çabasını çok görmemek gerek, yadırgamıyorum çünkü önceki icraatlarında da amaç buydu, ayrıştırmak, düşman etmek...

Güneydoğu' da PKK bayrağı, Öcalan posteri açan, kürdistan sloganları atıp, dükkan kapattıran, kapatmayanı tartaklayan teröristlere tepki verip müdehale edemeyen, kürdistan logolu formalar yapılıp satılmasına göz yuman, terörist elini kolunu sallayarak sınırdan çıkabilsin diye askeri geri çektiren ama sonra icraatını protesto etti diye bırak silahı, sopayı, sadece elinde kitabıyla gelip eylem yapmak isteyen vatandaşına gaz sıkarak, tekmeleyerek, coplayarak saldıran bir zihniyetle muhatap oldu oradaki insanlar... ve buna rağmen sakin olun çağrısı yapıyorlar birbirlerine... Bunu da görün biraz...