8 Mart 2013

Sosyal kim, medya ne?

Sosyal medya ve kullanıcıları üzerine beylik laflar edecek değilim, bunu akademik olarak araştıranlar da oldu, ciddi araştırmalar da mevcut. Benimkisi biraz garipseme, biraz mizah...

Sosyal medya deyince yurdum internet kullanıcısının büyük bir bölümünün aklına sadece Facebook geliyor malum.

Biraz daha ilgili olanlar Twitter' ı da biliyor. Twitter' ın -en azından Türkiyede- bu kadar yaygınlaşmasında öncelikle Hilal Cebeci' nin, sonra da Ciciş kardeşlerin katkısını da unutmamak gerek elbette :)

FriendFeed' in popülerliği kaybolmuş gibi görünse de, yine de yoğun paylaşımlarda bulunan bir kitlesi var. Bence çok da başarılı ve takip edilmesi gereken bir platform. Birçok konuda profesyonel içerik sunan gruplar var.

İş hayatına hitap edenler, akademik ve ansiklopedik içerik sunanlar derken birçok mecra var...

Aslında gün geçtikçe sayısı artan mecra arasında tutunabilenler, ayakta kalıp geniş kitlelere ulaşabilen, etkili olabilenler çok da fazla değil. Birbirine yakın yöntemler benimseyen, bir süre ilgi görüp sonra kaybeden ve kapanan bir çok site oldu. Çoğunun adını bile hatırlamıyorum.



Yurdum internet kullanıcısı ise çok çeşitli şekillerde faydalanıyor bunlardan. Muhtelif araştırmalar yapılmış. Günümüzün büyük kısmını internete, internette geçirdiğimiz zamanın ise oldukça büyük bir kısmını ise bu sitelerde geçirir olmuşuz.

Bir süre sonra bilgi üretmeden sadece şimdiye kadar üretilmiş olanları paylaşır hale geleceğimizden korkuyordum en başta. Arkadaşlarıma bu konuda endişelerim olduğunu söylemiştim defalarca. Sanırım o noktaya da yaklaşıyoruz. Twitter ve FF bu konuda daha başarılı ama haddinden fazla popüler olan (aslında  belki bunu da hakeden) Facebook' da durum biraz daha farklı.

Facebook' daki arkadaş listemde birçok insanın birileri tarafından hazırlanmış bir takım görselleri paylaştıklarına şahit oluyorum. Birçoğu çok da iyi araştırılmadan kulaktan dolma bilgilerle hazırlanmış iddialar, birilerine yaftalanmış iftiralar, uydurma istatistikler, sahte fotoğraflar, fotomontajlar... Sonra bir başkası da bunun gerçek olmadığını ispatlayan başka bir metaryali paylaşıyor ama iş işten geçmiş, asılsız olan kopya müthiş bir süratle yayılmaya başlamış oluyor.

Bir tanesine de ben müdehale ettim örneğin. İsimleri hatırlamıyorum şimdi ama, bir devlet adamının oğlunun, fen liseleri sınavını kazanamamış ve birkaç bölümden tamamen sıfır çekmiş olmasına rağmen iyi bir okula yerleştirildiği iddiası vardı. Sınav sonuç ekranının görüntüsünü vermişler, görünene göre gerçekten sınavı geçememiş. Ancak bunu yapan arkadaş, TC Kimlik numarasını da gizlemeden vermiş. Aynı bilgiyi sınav sonuçlarını veren siteden ben sorguladım, sıfır aldı görünen bölümlerden gayet iyi puan almış bu kardeşimiz. Üstelik diğer bölümler için verilen puanlar da gerçeğine göre eksik. Gerçek sonuçları ben paylaşmayı denedim ama hiç tepki almadı... Üstelik hatalı olan kopya da yayılmaya devam etti... Demek ki insanlar inanmak istedikleri şeye inanmaya devam ediyorlar. (Son 10 yılın seçim sonuçlarına bakarsanız bu gerçeği orada da göreceksiniz.)

En kozmopolit ortam Facebook' da olduğu ve gerçek hayata sıçrayan birçok olaya da adı karıştığı için ben de oradan bahsetmeye devam edeceğim. Çok defalar yazıldı çizildi, tekrar tekrar anlatmaya gerek de yok belki ama rahatsızlıklarımı ve şahit olduğum hatalı kullanımları da dile getirmek isterim...

- Facebook' da paylaşılanları çok ciddiye alır olduk. Birisi bir müzik videosu yayınlıyor, sevgilisi buna alınıp küsüyor. Çocuk musunuz arkadaş, insanlara mesaj atıp derdinizi anlatmıyor da şarkılarla sıkıntınızı küskünlüğünüzü ifade etmeye çalışıyorsunuz...

- Sürekli oyun istekleri, çağrıları geliyor. Gerçekten bu kadar çok oyunu oynayacak kadar vakit bulabiliyor musunuz? Hiçbiriniz mi çalışmıyorsunuz?

- Bir de hatun avına çıkan erkekler var. Her buldukları yanlışlıkla erişime açık fotoğraf galerisine dalıp, "çok güzelsiniz, sanırım aşık oldum", "telefon numaram 05... tanışalım mutlaka" diyen tipler var. Her kadın güzeldir tamam ama her önüne gelene de "güzelliğiniz gözlerimi kamaştırdı" yazılmaz ki arkadaş, aynı adam bunu bir sürü profilde söylüyor... 35-40 yaşında adamlar, 18-19 yaşında kızların büzük dudaklı fotoğraflarının altına methiyeler düzüyor... 60 yaşında adamlar 20 küsür yaşında kızlara iltifatlar yağdırıyorlar. Gerçi o yaşlarda adamların 14 yaşında kızlara tecavüz ettiği ve suçsuz bulunduğu bir ülkede bunu çok görmemek lazım...

- Çakma profil kaynıyor ortalık. Çoğu kadın taklidi yapan erkeklerden oluşan bu kitle, bir şekilde kadınların dünyasına dahil olup zayıf yanlarını çözmeye çalışıyor sanırım. Kaleyi içten fethedecekler ya...

- Facebook' ta aktif olabilmeyi hayatın anlamı sanan bir kitle var. Bilgisayar bulabildikleri her yerde mail hesaplarından önce Facebook' u kontrol edip, kalan zamanda da internet paketlerine dünya para ödeyip mobil olarak devam edenler var. Her an nerede oldukları, o anda ne yaptıkları durum iletilerinden takip edilebiliyor. Hayatlarını oradan ifşa etmeye bayılıyorlar.

Birçok servisi birbiriyle entegre edip, birinde attığı bir mesajı ya da bildirimi her tarafa yansıtıp, tahammül edilemez bir bilgi kirliliği yaratan bir sürü insan...

Aç da bir yerlerde iki makale oku, biraz kendini geliştirirsin deyince de tepki alırsınız... Sosyal medya hayatımızda ihtiyaç duyacağımız herşeyi bize sağlar sanıyorlar... Sosyal kim, Medya ne iyiden iyiye karıştı artık... Bütün olayı bu daracık çerçeve sananlarla doldu etrafım...

-=0=-
Aslında bu yazıyı uzun zaman önce yazıp taslak olarak bırakmışım. Bu aralar yine benzer başlıklar görmeye başladığım için ben de bir el atayım dedim bu konuya. Kurcaladıkça bulduklarımı da yine buradan söylemey devam ederim...