3 Eylül 2012

O kadar

O kadar eskiye dayanıyor ki aramızdaki -her neyse-
Nostalji tadında bazı yazdıklarımız,
Bir türlü bilemedik ama,
Nesi olduk birbirimizin...
Gün oldu,
El elde kaldık bir köşede,
Bekledik durduk kaçan treni,
Geri gelir de alır mı bizi diye...
Yalanlar söyledik en sevdiklerimize bile,
Sırf bir nefes, bir dokunuş için,
Vicdanımıza çentikler attık,
Sonra da yara bandıyla sakladık...
"Gerçek" hemen karşımızda uzanmış yatarken,
Görmezden geliverdik,
O oradaydı nasıl olsa...
Yine de öyle özel olduk ki birbirimize,
Uğrumuzda ölecekleri de, olacakları da görmezden geldik,
Döndük sırtımızı gittik...
Yalancı gözyaşlarımızla...
İçimiz ferah olsun diye de,
Sorduk arada bir,
"Nasılsın?"

Bir de ihanetimize tanıklık edip de uyarmayanlar var... Ne desek boş...