6 Ekim 2011

Bu mesajı 20 kişiye yolla... hemen...

"Bu mesajı hemen 20 kişiye göndermezsen..." şeklinde bir tehditle sonlanan abuk sabuk e-postalara alıştım artık, çok yadırgamıyorum... Bunlardan bazıları da entellektüel birikimine güvendiğim, dünya görüşüne saygı duyduğum, eğitimli arkadaşlarımdan gelebiliyor. Ben de bunu görmemiş, bu an'ı yaşamamış olmayı diliyorum o zamanlarda ama heyhat... O da kaptırmış bu garip akıma kendini...

Bu saçmalığın bir önceki versiyonu e-posta yoluyla gelenleriydi, daha öncesi de mektupla, posta yoluyla olanlar... Önceki diyorum zira yeni trend sms ile gelen zincir postalar...


Geçenlerde bir arkadaşım, ki kendisini aklı başında, dolu bir insan bilirdim, boş beleş işlerle uğraşırmış, anladım, bana böyle bir sms gönderdi. Bakınız;

Bizler bu yıl pek kolay görülmeyen tarihler yaşayacağız. 1/1/11, 1/11/11, 11/1/11,11/11/11 olarak. Hepsi bu kadar değil tabi ki, doğum tarihinizin son iki rakamını alın, buna bu yıl olacağınız yaşınızı ekleyin, herkes için sonuç 111 olacaktır.

Bu yıl para yılıdır !... Bu yıl Ekim ayında 5 cumartesi, 5 pazar ve 5 pazartesi yaşayacağız. Bu 823 yılda bir olan bir durumdur. Bu özel yıllar "para torbası" yılı olarak değerlendirilmiş ve adlandırılmış. Bu mesajı parasının olmasını istediğiniz en az 11 arkadaşınıza gönderin. Önünüzdeki 4 gün içinde paranın ucu görünmeye başlayacaktır. Brezilyalı filozoflarca tercüme edilen bu olay Çinli filozoflarca tanımlanan Feng-Shui' de izah edilmiş.

Bunu yaymayanlar paraya ulaşamazlar, bu bir gizemdir. Denemeye değer !


Para gelecek diyor yahu :)) Yedim mi acaba ? Sanmam... Peki bu gelecek olan paradan Milli Piyango idaresinin bilgisi var mı ? Çekiliş varsa eğer, izinli midir? Vergi kısmı bize mi ait olacak? Tediye makbuzu verebiliyor musunuz?

Verilen bilgiler enteresan, dikkat etmemişim hiç, eğlenceli geldi... de... sonra? Neden 11 kişiye birden mesajla göndereyim de deli gibi sms parası ödeyeyim birader, manyak mıyım ben :))

Bunun önceki hali yani e-posta versiyonu lojistik anlamda daha anlaşılır bir işti... Zaten bir e-posta hesabın var, sağdan soldan tonla adres bulabiliyorsun, o zaman gönder gitsin, eğlencelik işte n'olacak...

Daha da önceki hali yani mektup, yani bildiğimiz PTT ile gönderilen, zarfa konulmuş mektup formatında olanıydı. Yahu arkadaş, deli misiniz, yaz yaz bitmez, bunu postaneye götürmesi var, para ödeyeceksin, vakit harcayacaksın... Bir de o kadar tanımadığın insana nasıl adreslerini bulup da gönderiyorsun? Bana da gelmişti 2-3 sefer. Sadece ad yazılı olur gönderen kısmında, tanımadığım adamlar, kadınlar... adres olmaz ama senin adresin tamdır, doğrudur... Kimsin arkadaşım sen, nereden buldun bu adresi, ben seni tanımıyorum, sen nasıl elde ettin benim adresimi? Hayır, bir de seviniyorsun "aaa mektup gelmiş, kim acaba ? Hey hey hey...." Size de gelmiş miydi hiç?

Hadi şimdi internet var, elli yere bilgilerimizi kaydediyoruz ama o zamanlar, telefon etmek için ankesörlü telefona, kulübeye gittiğimiz, "dallas", "kara şimşek", "atlantisten gelen adam" falan seyrettiğimiz zamanlar... Klübelerdeki Sarı sayfaların yarısı uyduruk, büyük kısmı yırtık, bazı sayfalarında da karalamalar var :)) o derece yani... Bu adamlardan, bu yüzden hep korkmuşumdur, çekinmişimdir...

Yine de siz şimdi bu yazının linkini, en az yirmi arkadaşınıza gönderin, okumalarını sağlayın... En kısa zamanda size gelecek backlink' lere şaşıracaksınız :P

Denemeye değmez mi?