İnanmak

19 Kasım 2009

Kimi zaman maddesel olarak varlığından emin olamadığımız ya da duyularımızla ispatlayamadığımız halde, zihnimizi inandırmak suretiyle kabul ettiğimiz birçok kavrama inanabiliyoruz...

Kimi zaman da gözümüzün önünde duranı inkar ediyoruz... Gözümüze giren, görmemek için kör olmak gereken gerçekleri kaçırabiliyoruz ya da yok sayıyoruz...

Sevmek de böyle bir kavram. Duruma göre, işimize gelip gelmemesine göre, ortama, kişiye göre değişen sebeplerle ya yoktan var ediyoruz onu ya da olanı yok etmeye çalışıyoruz... Şüpheleniyoruz; gerçekliğinden, onu sunanın dürüstlüğünden, samimiyetinden, içtenliğinden...

Bir yerlerden kapılırsak da akıntıya, ilk şaşkınlığı atlatınca tutunacak başka dallar arıyoruz. Nehrin sonunda bizi ne beklediğini kestiremediğimizden olsa gerek, bir an önce akıntıdan kendimizi kurtarmaya, duygularımızın bizi sürüklediği belirsizlikten kurtulmaya çabalıyoruz.

Ama panik yaparsak boğulabiliriz...

Biraz sakin olmak gerekiyor belkide... Biraz bekleyip, görmek neler olacağını, akıntının ne yöne gittiğini...

Biraz sonra herşeyin daha iyi olabileceğini umut etmek en azından... İnanmak...

0 Yorum Eklenmiş:

Related Posts with Thumbnails
 
 
 

Son Konular

Son Yorumlar

Kim Bu ?

Fotoğrafım
Serdar KARDAN
"Kimseye birşey söyleme, bilmesinler gittiğimi. Bedenimi görüyorlar sadece; bırak beni burada sansınlar. Hiç görememişlerdi bendeki beni. Bundan sonra da gerek yok..."

Çok insan vardır benim gibi; eminim. Uzun zaman ses etmeden yaşar gideriz. Asıl önemlisi gideriz. Hep orada olduğumuzu sanırlar. Halbuki onların bilmediği yerleri biliyorum ben. Onlar her gece evlerine aynı yoldan giderken, ben her gece farklı bir yolu denedim. Kimleri gördüm o yollarda...

Ne geçti elime ?... Bilmem ?!!... Farkında olduğum tek şey, paylaşmayı öğrendiğim... ve hissetmeyi...

Herşey hissetmekle başlar... ve paylaşmak herşeydir...

1975 Doğumluyum... yani arada kalmış o jenerasyonun bir üyesiyim. Tam insanların gerçek aile ilişkilerinden gerçek dostluklardan ve paylaşımdan koptuğu ve boşvermişliğe, ilgisizliğe, kimsesizliğe koşar adımlarla gittikleri dönemde... Bizimle pek ilgilenen olmadı anlıyacağınız... Ninnileri banttan dinledik... ve yalnız kalmayı öğrettiler bize... kalabalığın içinde...
Profilimin tamamını görüntüle