23 Ekim 2008

Kedidir kedi

Diyarbakır' da yaşanan olaylarla ilgili olarak CHP lideri Deniz Baykal' ın yerinde bulduğum ve hak verdiğim bir açıklaması var. Biraz soru da içeriyor aslında ama malum, iktidar partisinin işlerine gelmeyeni duymamak, görmezden gelmek gibi alışkanlıkları var ama olur da, kazara, işlerine gelmeyecek, çıkarlarını zedeleyecek, ucu kendilerine dokunacak birşey yapmaya kalkarsanız da vay halinize... İşte o zaman haklarını sonuna kadar savunuyorlar, kaplan kesiliyorlar... Vatandaş ezilmiş, sıkıntı çekmiş, aç yatmış, itiraz etmiş kimin umrunda...


CHP Lideri Baykal, Başbakan Erdoğan’a 1 Mayıs’ta yaşananları anımsatarak, "Meşru eylem hakkını kullanmak isteyenleri kovalayacaksın, sokaktaki kızlarımızı döveceksin, ’Devlet otoritesini sağlıyoruz’ diyeceksin. Ama Diyarbakır’da kedi gibisin" dedi. Baykal yaşananların ’ayaklanma provası’ olduğunu söyledi.

Terörist başından "sayın" diye bahseden zihniyetten fazlasını beklemek hata olur aslında. Vatandaş derdini anlatmaya geldiğinde tersleyip kovacaksın, ama toprağında senin evladını vuran teröristi barındırıp kolladığını bildiğin adamı, elini sıkıp karşılayacak, Ankara' ya davet edecek, meclise sokacaksın.

1 Mayıs' ta meydanlara çıkmaya kalkanlara, kendi işçine, vatandaşına "ayak takımı" diyeceksin, polisine coplatacak, yüzüne gözüne gaz sıktıracaksın, arap kralı gelince "şeref madalyası" vereceksin, teröriste af çıkarmak için uğraşacaksın, şeyhlerin eteğini öptüğünü inkar edeceksin, millet aç yatıp kalkarken, sen türban derdinde, önüne gelene çatacaksın, utanmasan anayasadan laiklik kavramını atacaksın...


Baykalın konuşmasının devamında önemli bulduğum noktalar ise şöyle...

Demokratik talebe zorba
1 Mayıs’ta meşru eylem hakkını kullanmak isteyenleri odalarına kadar kovalayacaksın, sokaktaki kızlarımızı döveceksin, gaz bombalarını atacaksın ve ’Devlet otoritesini sağlıyoruz’ diyeceksin. Devletin otoritesini Diyarbakır’da neden sağlamıyorsun? Sivil toplumsal kuruluşların demokratik talepleri karşısında her türlü zorbalığı yapacaksın, sonra Diyarbakır’da kedi olacaksın.

Ayaklanma provası
Ortaya çıkan manzara çok acı. Ülkenin Başbakanı bir kente gidiyor. Sokaklar bomboş, çöpler yığılmış, bütün esnaf kepenk kapatmış, bir tek dükkán açık değil. Bu manzara, giderek etkinleşen bir terör yapılanmasının, uygun gördüğü anda karar alarak ortaya koyduğu manzaradır. Dün yaşadığımız olay, Türkiye’de bir ayaklanma provasıdır.

Hırsızlar fener kullanır
Deniz Feneri davasında Başbakan dut yemiş bülbül gibi. Her konuda aslan gibi kükrüyorsun, ama burada süt dökmüş kedi gibi oluyorsun. Peki, dünyanın hangi ülkesinde kalpazanlıktan hakkında dosyası olan bir kişi Başbakan’dır? Fıkralar anlatılmaya başlandı. ’Küçük hırsızlar el feneri, büyük hırsızlar deniz feneri kullanır" diye. Biri buna katkı yapmış, ’Ama, mutlaka ampul lazım’ diyor. Yolsuzluk ampulsüz olmaz.

Hele Deniz Feneri davası başlı başına bir derstir. AKP' nin de, RP' nin de, SP' nin de kökenlerini oluşturan akımın, zihniyetin şimdiye kadar nasıl beslenip bu kadar büyüdüğünün delillerindendir. İslamı nasıl da kullandıklarının, insanları nası kandırdıklarının ispatıdır.

UYAN TÜRKİYEM !!!