8 Ocak 2008

Irak' a Yardım Vaadi


ABDullah Gül, ABD gezisi sırasında gazetecilere verdiği demeçde Irak'ın PKK sorununa çözüm üretebilmesi durumunda ekonomik ve siyasi yardımların artırılacağı yönünde bir vaatte bulunmuş.

Böyle bir açıklamayı ben talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. Bölgedeki avantajlı konumumuzu ağırlığa dönüştürmek yerine "sen bana bir güzellik yap, ben de seni görürüm; merak etme..." gibi bir tavır takınmak ne kadar doğru olur bu başlı başına bir soru bana göre...

Kaldı ki haklı olduğumuz bir durum var ortada. Bizim bu noktada yaptırım hakkımızı ve gücümüzü sonuna kadar kullanmamız ve milli irademizi göstermemiz gerekirken, bizden çok daha zayıf durumda olan ve birşey yapamayacağını itiraf bile etmiş olan bir devletin becerisine kaldık gibi bir hava yaratmak ne kadar doğrudur ? Irak zaten hata içinde olduğunun farkında, birşey yapabilecek olsaydı, PKK' yı topraklarından çıkarabilecek siyasi iradeye sahip olsaydı şimdiye kadar çıkarır, Türkiye' yi karşısına alma riskine girmezdi. Bu duruma sebep olabilecek diğer önemli etken olan Barzani ve Talabaniyi de zamanında sustururdu.

Herşeyi bir yana bırakın, Irak' a neye dayanarak ne taahhüdü veriyorsunuz ? Noter katipliğini yaptığınız hükümetin allak pullak ettiği ekonomik dengeler düzelmemişken, içeride nüfusun yarıdan çoğu açlık sınırının altında yaşarken, birçok çocuk bırakın okulu, yiyecek yemek, kalacak yuva bulamazken, bir de başımıza Irak' a yardım belası mı saracaksınız ? Kimin parasıyla kime yardım ediyorsunuz, hangi ülkeyi ne sebeple kalkındırıyorsunuz ? Zamanı geldiğinde BOP' dan payınıza düşeni alabilmek için yatırım mı bu vaatler ?

Zamanın da peşmergeleri de kabul ettik, başka ülkelerdeki soydaşlarımızı, kardeşlerimizi de aldık yanımıza, delikanlı toplumuz ya biz...

Yalnız bir gariplik var, o zaman açlar diye el uzattığımız ve yer yurt verdiğimiz insanların hepsi bizim topraklarımızda han hamam sahibi oldu, toprak satıp para kazanıyorlar, iş güç sahibi oldular, fakat ülkenin gerçek halkı aynı ekonomik sıkıntıları yaşamaya devam ediyor.

Herkese yardım etmeyi pek seven rahmetli Özal döneminden beri bu ülkenin başına gelmeyen kalmadı, daha önce de vardı elbette, salt onun suçu değil ama, o dönemden beri de hem bu sonradan gelen halkların bariz farklı haklar edinmeleri, hem de etnik kavgaların bu kadar belirgin olması ve şiddet dozunun artması da gözardı edilmemeli.

Bu tarihi hataları da unutmamak, birşeyler için söz verirken birkaç kez düşünmek gerekiyor...