19 Ekim 2007

Ermeni İddialarına Cevap

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' ın bir basın toplantısında yaptığı konuşma, şahsi görüşüm ve beklentimle tam olarak uyuştuğu için paylaşmak istedim. Türkiye böyle bir iddia karşısında en doğru olanı yapıp, elindeki kaynakları ortaya koyarak karşılık veriyor ve böyle bir soykırım varsayımının gerçek olamayacağını ispatlıyor. Ancak ne diaspora' dan ne de Ermenistan yönetiminden bu şekilde, tatmin edici, belgelere dayalı bir cevap hala gelmiş değil ve gelecek gibi de gözükmüyor. Dayanak olmadığını da hesaba katarsak aslında beklemek de yanlış olur.

Konuşma metni aşağıda...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ermeni tasarısından bazı milletvekilleri imzalarını geri çekiyor. Türkiye'nin bu konudaki ciddiyeti anlaşıldı mı?'' sorusu üzerine, ''Bu konuyla ilgili bugüne kadar herhangi bir gayri ciddilik mi vardı? Zaten bu iş başından itibaren ciddi olarak tutulmuştu. Ve aynı şekilde, aynı kararlılıkla bu devam eden bir süreçtir'' dedi.

Buna yönelik olarak 2005 yılında Ermenistan Cumhurbaşkanı'na bir mektup yazdığını hatırlatan Erdoğan, o sürecin aynı kararlılıkla devam ettiğini ve bundan herhangi bir taviz vermelerinin söz konusu olmadığını bildirdi. Erdoğan, ancak değişik ülkelerde bazı basit lobi faaliyetleriyle, farklı yaklaşımlarla parlamentolardan kararlar çıkabileceğini ifade ederek, bunların herhangi bir hukuki dayanağının söz konusu olmadığını söyledi.

Bunların herhangi bir belge olmadan alınmış kararlar olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:''Amerika'nın bu konuda son geldiği nokta, bizim stratejik ortağımızın böyle bir yaklaşımı göstermesi bir belgeye, bulguya dayanmadan böyle bir karara Dışilişkiler Komisyonunda varılmasıdır bizi üzen. Ve bu yanlıştan da gerekli yönetimin özellikle bu konudaki hassasiyetini gördük. Bundan dolayı tabii yönetime ayrıca teşekkür ediyoruz. Ama maalesef iç politikaya orada atılmış olan bazı imzalar var. Bunlar tabii ki doğru yaklaşım değildir. Bu yanlışı gören birçok milletvekili artık imzalarını çekmeye başlamışlardır. Temennim odur ki hak yerini bulsun.Bu iş tarihçilerin işidir hep söyledik. Ermenistan'a 'gidin varsa arşivlerinizi açın' dedik. Biz arşivlerimizi açtık, açıyoruz. Ve bu konuda bizim sağlam belgelerimiz, bulgularımız var. Sizin de varsa, siz de açın. Üçüncü ülkelerde varsa onlarda açsınlar. Hukukçular, arkeologlar, sanat tarihçileri bir araya gelsin. Komisyonlar oluşturulsun, komisyonlar çalışmalarını yapsın. Bu çalışmalardan sonra da ortaya çıkan neticeye göre adımları atalım. Ama bizim tarihimizden endişemiz yok. Böyle bir sıkıntımız yok. Çünkü bizim tarihimizde, değerlerimizde, inancımızda soykırım diye bir şey olamaz, olmamıştır, yoktur. Kimse de bize böyle bir fatura kesemez.''